Kayıtlar

Aralık, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Fatih Altaylı'nın gözaltına alınması ve salınması süreci üzerine

 Şunu kabul edelim despot bir yönetimdeyiz ve övdükleri Abdülhamid'den daha despotllar. Şu satırları ben  gizli bir isimle yazıyorum ve ben bu satırları şu Türkiye'de ismimle yazacak kadar kafayı yemedim. Bence siz de isminizle böyle bir şey yazacak kadar kafayı yemeyin ki bence Fatih Altaylı da söyleyeceği sözü söyleyecek kadar kafayı yememeliydi. Türkiye'de yaşıyorsun ki bu insanlar generalleri içeri atmış, darbe ihtimallerini tek tek bitirmiş. Türkiye'de 15 temmuz diye bir bayram icad etmiş ultra güçlü insanlar. Ne olursa olsun yayınında padişahların boğulmasıyla ilgili bir söz nasıl söylersin ey Fatih Altaylı? Kafayı mı yedin? Hani eleştirirsin, hani yanlışlarını söylersin ki onu bile soruşturuyorlar, bu ne saçmalıktır ya yürek mi yedin?  Kaldı ki Fatih Altaylı'nın Levent Kırca ile konuşmasını hatırlayın yılların iktidar yanlısı gazetecisi ne oldu da birden muhalif oldu anlamadım. Bir de hey yarabbim bu muhaliflerin süper kahraman çıkarma sevdası bitmiyor; adam ...

Türkiye'de dindar kesim fazla mı koyu?

 31 aralık çarşamba günü ve bu satırları yazmama sebep olan çok koyu dindar bir şehirde olan mecburi hizmetimin üzerinden yıllar geçmesine rağmen bir zamanlar oradaki doktorların aşırı koyu dindar paylaşımlar yapması. biri filistin üzerineydi diğeri yılbaşı kutlaması üzerine ve ben de bu konuda fikirlerimi yazacağım. Birinci paylaşımı yapan doktor, bilal erdoğanın filistin mitingini ve filistinli çocukların feryad edişlerini paylaşmış; günümüz müslümanları filistin üzerine çok mu duyarlı? ben şüpheliyim  mesela bilal erdoğanın babası israil'le son derece üst düzey ticaret yaptı filistine soykırım yapıldığı dönemde. Peki bu müslümanlar bilal erdoğanın babasına ses çıkarabildiler mi? Tabi ki hayır. Avrupalı "kafir" yerine koydukları insanların kaçta kaçı tepki gösterebildiler kendi iktidarlarına? Gösteremediler. Ben bu filistin mitinglerini çok yapay buluyorum. Filistin bir etiket ve günümüz müslümanları bu etiketi seviyor. Filistine ambargo kalktı mı? Savaş bitti mi? O zam...

Modern tıp gerçekten iyileştiriyor mu?

    Öncelikle şunu söylemem lazım ben tıpın içinden biriyim ve söylediklerim tamamen içeriden olan düşünceler    Sonda söyleyeceğim şeyi başta söyleyeyim bugün tıp sadece iki şey sayesinde ömrümüzü uzattı biri acil cerrahiler ikincisi antibiyotikler. Onun dışında hiçbir yaptığı şey ömrü uzatmaya katkı sağlamadı.    Bugün kronik hastalıkların neredeyse hiçbirinin gerçek bir tedavisi yok. Sadece semptom bastırılıyor, patofizyoloji asla çözümlenemiyor. Altta yatan nedenler tedavi edilemiyor. Çok kullanışlı bir ilaç var; steroid metabolizmayı tamamen bozuyor ama alevlenmeleri azaltıyor. Çözüm mü? tabi ki değil. Bugün böbrek taşı olan hastalar cerrahi müdahaleye alınıyor ama taş nüksleri asla önlenemiyor hasta onlarca kez ameliyat oluyor. Obezite asla tedavi edilemiyor çünkü obezite sosyolojik de bir sorun ancak kimse fast-food zincirlerine dokunamıyor. Kronik inflmatuar hastalıklara dediğim gibi steroid ve sitokin tarzı ilaçlar veriliyor ve tam kür asla sağlana...

Aslında bize dayatılanlar ya doğru değilse? (3)

    Dünyanın üst düzey insanları salt iyi midir? Şöyle bir anlatı var; bir kısım insan bir sürü teori üretiyor ve bu teoriler dünyanın ne kadar kötü bir yer olduğu üzerine ve dünyanın birileri tarafından yönetildiği ve bu insanların bizim üzerimizde korkunç deneyler yaptığı üzerine ve bir kısım insan da buna komplo teorileri deyip bu insanları tamamen dışlıyor. Dünya çok mu korkunç bir yer ya da çok mu naif? Şunu kabul edebiliriz sanırım dünyada çok üst düzey noktaya gelmiş insanlar çok hırslı insanlar, çünkü o noktaya hırslı olmayan biri gelemez. Şunu da kabul edebiliriz bu noktaya gelmiş insanlar  1- insanlıktan önce kendi çıkarını düşünür 2- bu insanlar parayı ve gücü olağanüstü severler ki bu noktaya gelmiş biri için bu normaldir. Bu ön kabullerden yola çıkarak dünyanın ponçik ve naif bir yer olmasını ve herkesin bizim iyiliğimizi düşündüğünü düşünmek biraz saflık olmaz mı? Hadi bu komplo teorilerini bırakalım da gerçekten bunca bilimsel ve teknolojik gelişme tamamen ...

Aslında bize dayatılanlar ya doğru değilse? (2)

    Dünyanın en modern toplulukları biz miyiz? Bu konu resmen artık genel olarak %100 kabul görmüş bir konu. Bizim şöyle bir kabülümüz var. Dünya bizden önce maymundan bir tık iyi olan topluluklarca yönetilmiş. Onlar maksimum 30 yaşına kadar yaşıyormuş. İnsanlık bizim geldiğimiz nokta kadar modernleşebilmiştir. Bu yüzden bir çok mükemmel yapıtı, mesela piramitleri uzaylıların yaptığını düşünüyoruz. Bu bize çok güzel bir anlatı kazandırıyor. Bir kere bütün bilimleri tamamen aklıyor ve geldiğimiz noktaya dair minnettar hissetmemizi söylüyor. Piramitlere uzaylı atıfıyla iki şeyi yapıyoruz, yaratıcı noktasından tamamen uzaklaşıyoruz, bulunduğumuz konumu tamamen mutlaklaştırıyoruz. Tamamen belli otoritelerin altında olan geçmiş dönem anlatılarına hangimiz doğrudan ulaşabiliyoruz? Bu otoritelerin altında olan insanların belli mitlerinin asla ve asla sarsılmaz olduğunu bize düşündüren nedir? Bizden kendi otoritelerini sağlamlaştırma adına belli gerçekleri asla paylaşmadıkları ki bunu...

Aslında bize dayatılanlar ya doğru değilse?

   Belli kabuller üzerine kuruyoruz modern hayatımızı; mesela bilim adamları salt iyidir ve bilim salt iyidir, dünyanın en modern hali geldiğimiz nokta, dünyayı yöneten insanlar iyi insanlar. Bugün bunların üzerine biraz konuşalım; (3 ayrı makalede bu konuları toparlayacağım)     1) Bilim adamları ve bilim salt iyi midir ve bilim bizden hiçbir şeyi saklamaz mı? Ben bilimin içinde bir insanım ve çok kez çok ünlü bilim adamlarının verileri kendi lehine saptırdığına çok şahit oldum. Bilim insanın elindedir ve insan trend insanıdır dolayısıyla bilim de trendleri sever. Mesela bir bilimsel gerçek olarak sunulan şey eğer bilim insanlarının genelinin çıkarınaysa bilim bunu öne çıkarmayı sever. Eğer bir gerçek bir makalenin sunmaya çalıştıklarının önüne çıkıyorsa, bir standart sapma oluşturuyorsa bilim adamları bu gerçeği göstermeyebilir. Zannediyorsunuz ki her gerçek her makalede olduğu gibi öne çıkar. Öyle değil bazı veriler vardır ki standart sapmanın çok ötesindedir. Bu ...