Kayıtlar

Eylül, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İnsanlar ve insanlık hiç bu kadar düşünsel yük altında kalmamıştı

 Öyle bir evreden geçiyoruz ki dünya düşünsel bir sancının içinde. Bütün insanlığın felsefi, bilimsel, dini soruları birikti ve cevap bulamıyoruz.  Öyle ki bilim aslında sorulara cevap bulacak derken yeni sorular ortaya çıktı. Bu gelişmenin getirdiği etik problemler, henüz bazı bilimsel gerçeklerin (özellikle sağlıkla ilgili) kesin olmaması ve dinin bilimle çelişmesi… Bugün semavi dinlere özellikle coğrafyamızda islama iman etsek bile kutsal kitaplardaki ayetler, hadisler, mezhepler, mistisizim üzerinden milyonlarca görüş ve görüş ayrılığının kucağına düştük Felsefi ve etik bütün sorular birikti. Üstüne kuantum gibi alanlar açıldı ve sorular üstümüze yığıldı. Altından kalkabilene aşk olsun…

Dünya hiç bu kadar materyalist olmamıştı

 İnsanın Rab düşüncesinin özünden ve kendi yaradılışının mistikliğinden koptuğu bir dönemde yaşıyoruz. Her yer bize ne kadar fiziki ve materyalist bakmamızın doğru olduğu düşüncesinin bombardımanı ile dolu. Kadına et parçası ve seks objesi olarak bakmamızı, köpeği tasma geçirip gezdirmemizi, bilime koşulsuz itaat ve kulluk etmemizi, sorunumuz olduğunda günümüz bilgeleri psikiyatrist ve psikologlara gidip bir dizi psikolojik fenomenle kendimizi değerlendirmemizi salık veren ve din taraftarlarının ise asla kaçamayıp tarikat veya sosyal medyadaki dini otoritelerin eline düşmemizi sağlayan, bizi dişliler arasında ezip geçip kıskıvrak yakalan bir sistem...kafamızı çevirip hakikati aramamıza imkan yok çünkü her yerden duyusal işgal altındayız. Buram buram metal kokuyor yörelerimiz. Arabalar, mekanik eşyalar, kutu gibi evlerimiz, fanatiği olduğumuz sporlar, devlet tarafından damgalanan biralar, şaraplar, faizsiz mülk sahibi olmanın imkansızlığı, devletin asla müdahale etmediği telefonları...

Herkesin Düşüncesinin Kesin Doğru Olduğunu Zannettiği Bir Zaman

 Bugün bütün insanlar kendi düşüncelerinin doğru olduğunu düşünüyor. Diyor ki doğru benim inandığım  dindir, doğru chp'dir veya akp'dir, doğru bilimsel olandır, doğru insanın özgürlüğüdür, doğru ateizmdir...asla kimse kesin sınırları çizilmiş olan ideolojileri, dinleri veya partileri dışına çıkamıyorlar. Halbuki bence doğru paket halinde sınırları çizilmiş olan neyse o değildir. Doğruya ancak paket halindeki bir şeyin bazı yanlışlarını kırpıp bazılarını da karalamaktansa doğru olduğunu kabul etmekle ulaşılır. Örneğin Akp doğru mudur? Hayır tamamen doğru değildir. Her yaptığı doğru değildir. Akp yanlış mıdır? Hayır her yaptığı yanlış değildir tabi ki doğruları vardır. Bu Chp için de geçerlidir. Doğru bilimsel olan mıdır? Muhtemelen geleneksel doğruların bugün var olan bilimden çok daha doğru gerçekleri vardır. Bilimin kendisi bile bilimin yanlışlanabilir olduğunu zaten söyler. Bu bilimin doğruluğundan bir şey götürür mü? Hayır bilim yani modern bilim tüm bunlara rağmen doğrudur...

Tıp itiraf etmese de dini psikotik sayıyor

Tıp itiraf etmese de dini psikotik sayıyor bunun örneklerini gördüm. Tıp pozitif bir bilim ve olağanüstü düşünceleri mesela dini sadece kişinin işlevselliğini yürütmek için bir aracı olarak görüyor. Asla ve asla dini inanılası bir şey olarak görmüyor ve üst düzey bilim adamları asla dine inanmıyor Mesela ben bazı düşüncelerimi şeytan tarafından gelen bir vesvese olarak görsem tıp bunu her zaman engellemeye çalışmıyor ama bunu kişinin işlevselliğine katkıda bulunacak hale getirmeye çalışıyor yani bir psikiyatr çoğunlukla inançsız ve inançlı bile olsa dini vecibelerini yerine getirip dinin mistik tarafını (melek, şeytan gibi) aklına bile getirmiyor günlük hayatta. Yahut insan davranışını metafizik öğelerle asla açıklamıyor yani bir yanı hep seküler kalıyor. Mesela hiçbir psikiyatr inançlı bile olsa bir kişinin biriyle partner olma durumunu kınayamaz kendi içinde bile ki din zinanın kınanmasını veya buğz edilmesini emrediyor ama bir psikiyatr bunu yapamaz. Sistem böylelerini eler kald...